Şehirlere göre ilan dağılımı   

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği hakkında

Yazar: zodyak   |   Tarih: 24. 1. 2019



Geçen yılın son yayını, 8.12.2018 tarihli ve 30639 sayılı resmi gazetede yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. Maddesi ile; Aynı Yönetmeliğin 27’nci maddesinin 3. fıkrasına “(9) Her türlü ateşli veya ateşsiz silah, silah üreticisi ve satışının reklamına izin verilemez.” hükmü eklendi.


Yönetmeliğe eklenen bu madde, ilk bakışta silahların reklam yoluyla özendirilmesinin önüne geçecek bir tedbir olarak görülse de (ifade edilse de), kazın ayağının hiç de öyle olmadığını, azıcık mantık çemberinde düşünebilen herkes anlayabilir.


Bu madde belli ki alelacele, birilerinin talimatı ile eklenmiş şüphelerini de beraberinde getirmektedir. Bir kanun ya da yönetmelik çıkarılırken, uzun zamana yayılan bir planlama, pozitif ve negatif etkiler ile tüm ihtimaller hesaplanır. Ardından gerçekten toplumun tümünün şimdi ve gelecekte yararına olacağına emin olduktan sonra yasallaştırılır.


Pekala, bu yönetmelik sonucunda kim fayda sağlayacak, kim zarar görecek? Analizini yapmak en doğru yol olacaktır. Öyle ya kanun yada yönetmelikler, toplumun bütününe ve ülkenin geleceğine fayda sağlamalıdır.


Öncelikle silah tanımını iyi yapmak gerekiyor. Genel kategoriler Ateşli ve Ateşsiz.diye ayrılır..(Kimyasal (gaz,mikrop,bakteri,GDO vs.) silahları neden eklememişler?) Bilgi çağındayız..Bir de siber silahlar var.

Neden silah denilince akla ilk, tabancalar ve tüfekler gelir?.. Tamam hadi bu durum anlaşılır, peki neden bir kanun ve yönetmelik sadece vatandaşı kapsar.

Devlet yada kurumlarına ve hatta yüksek yerlerde dostları olanlara, parası çok olanlara neden kanun işlemez? Sihası, tankı, füzesi, oku, sapanı, bıçağı, sopası da silah değil mi? Neden   sadece insanların yalnızca yasal olarak devir ettikleri veya satış yaptıkları silahla ilgili ilan siteleri ekran kararttı yada ilanları sansürlemek zorunda kaldı? Bu yönetmelik yada kanun sadece kendilerine ait, ruhsatlı silahlarını makul bir fiyat karşılığında devir edenler yada av tüfeklerini satmak isteyenleri mağdur etti?

Ancak millet olarak çoğu şeyin  **okunu çıkarmakta üstümüze yok. Sosyal medyada guruplar kurup ruhsatsız tabanca, tüfek satanlara diyecek bir şey yok! Onların yaptıkları zaten belli, işleri tamamen kanunsuzluk. Memlekette ruhsatlı bir tabanca yada tüfek edinmek, ruhsatsız olanı edinmekten daha kolayken, bu kanunsuzluğa rağbet gösterenlere söylenecek o kadar söz var ki..

Binlerce kez yazılıp çizilse de, her defasında ısrarla ayıplansa da, maalesef bir türlü beşeri medeniyeti kabul edemeyen insanlarımız yüzünden,

elin oğlu yada moda tabiriyle dış güçler, bu aşırılıkları negatif propaganda aracı yaparak istediği gibi memlekette at oynatabiliyor.

Bizler millet olarak silahları seven bir milletiz, bu sevgimizde de haklıyız. Çünkü tüm varlığımız boyunca var olmak için silahlarımızla savaştık.

Bizim hiç bir zaman düşmanımız eksik olmadı. AT-AVRAT-SİLAH Türk'e ait bir onur, namus ve güç üçlemesidir. 3-5 kendini bilmez, düğünde dernekte sağa sola havaya ateş eden cahil yüzünden, bir milletin,- hele ki bu günlerde- can ve mal güvenliği, bir kaç yumuşağın silahsızlanma propagandasına kurban edilemeyecek kadar ciddi bir durumdur.

BU YÖNETMELİK İLE KİMLER NE KAZANACAK, KİMLER NE KAYBEDECEK ?

1- Yakın geçmişte yerli bir tabanca markamız ABD'DE yılın silahı seçildi. Hepimiz gurur duyduk. Yerli üreticilerimiz, bu yönetmelikle web sayfaları da dahil ürünlerini teşhir edemeyecekler. Ya da yılın tabancası seçilen marka üreticisi, internette yada başka bir mecrada bizim tabancamız yılın en iyisi seçildi diyemeyecek.

Çünkü ürünü öven, ürünün sağladığı faydayı yada rakiplerine nazaran artıları anlatmak REKLAM demek. Bu yönetmelik, hukuksal olarak bu firmaları topun ağzına koyuyor.

- Yerli tabanca markaları kaybedecek, ithal markalar kazanacak.

2- Ruhsatlı tabanca ve tüfek sahiplerinin internette bu amaç için kurulmuş internet sayfarında, ilan yoluyla ürünlerini devretmeleri ve satmaları son yıllarda epeyce yaygınlaştı. Bu ürünlerin sıfır ve ikinci el piyasaları iyice yerine oturdu. İnsanlar bilinçlendi ve karşılaştırma yapabilir hale geldi. Bu da rekabeti arttırarak daha kaliteli üretim için firmaları zorladı. En güzeli ise ülkemizde bir silah kültürü oluşmaya başladı. Bilgi paylaşımları arttı. Ruhsatlı silaha ulaşımın kolaylığını gören ve bilinçlenen insanlar artık ruhsatsız silaha rağbet etmez oldu. Merdiven altı ruhsatsız silah üretimi neredeyse durdu.

Bu yönetmelik ile tüm bu bilgi ve piyasa paylaşımları yeraltına inecek. Artık hiç bir şey açık olmayacak.

- Ruhsatlı silah dolaşımı (devir,satış) azalacak. Ruhsatsız tabancalar, tüfeklerin dolaşımı ve satışı artacak. Piyasa, fiyat, performans vs. ürünle ilgili bilgilere, açık ve güncel şekilde ulaşmanın güçleşmesi, ruhsatsız silah dolaşımını daha da hareketlendirecek. Ruhsatlı Tüfekler ve Tabancalar kaybedecek.  Yeraltı dünyası ve illegal örgütler kazanacak.

3- İkinci el ruhsatlı tabanca, tüfek vs. piyasası durma noktasına gelecek. Makine Kimyanın satışları (hesapta) bir nebze olsun artacak. İnsanlar henüz emekleme safhasındaki yerli ürünlere pek rağbet etmediği için Mke kurumu ağırlıklı olarak ithal silah satacak Gavur çok kazanacak mke ve yerli sanayi az kazanacak. Uzun vadede ise durum daha vahim olacak.

-İthal ürünler karşısında fren unsuru olan Yerli üretici kaybedecek, gelişemeyecek. Yabancı markalar at oynatıp, diledikleri piyasa fiyatını kendileri belirleyecek. Gavur markalar kazanacak. Yerli markalar kaybedecek.

4- Tabanca ve tüfek piyasasında tamamen bir adaletsizlik olacak. Türkiye'deki yönetmelik yabancı bir üreticiyi veya markayı bağlamaz, adam dışarıda. İstediği gibi web sayfasından, dergilerden, internetten çatır çatır reklamlarını, videolarını yapacak. İnterneti tamamen kapatmadan bunu engellemenin yolu yok. Türkiye'deki garip üreticimiz yada markamız ise art niyetli liboşların merceği altına girecek. Üreticimiz, kafasını kaldırdığı anda yönetmeliği gösterip, basacaklar davaları.

-Liboşlar, yumuşaklar ve hainler kazanacak.. Gerisi kaybedecek.

  Bu yönetmeliği çıkaranların gerçekten bu ülkede yaşıyor olduğuna inanmak gerçekten zor. Silahlara özendirmeyi engellemek için çıkardık kardeşim biz bu yönetmeliği! diye bahtsız bir açıklama yapmış da olabilirler. Ancak bu şekilde düşünenlere bir çift laf etmeden de olmaz. İnsanlar kendini nasıl koruyacak? Her biriniz devletin zırhlı araçlarında, koruma orduları olmadan tek bir adım dahi atmazken, vatandaşın kendini savunma hakkına ulaşmasını, neden bu kadar zorlaştırırsınız?

İnsanımızın fırından ekmeğini, marketten peynirini, galeriden otomobilini seçme hakkı kadar, kendi can ve mal güvenliğini savunacağı aracı da seçme hakkı var. O halde otomobil reklamlarını da engelleyin. Nasılsa en çok ölüm bundan dolayı.