Şehirlere göre ilan dağılımı   

3- Bir tabancayı (silahı) kullanmak ( Silah kültürü yazı dizisi-Makale 3)

Yazar: Silahalsat   |   Tarih: 22. 7. 2018



Silah kültürünün en önemli bölümü silahı nasıl kullanmanız gerektiğidir.
Çoğu kişi, silahı belime takarım yada evde, işyerinde durduğu yerden, gerektiğinde çıkarır tehdite yöneltir, mecbur kalırsam ateş ederim gibi, işi basite indirgemektedir.
Silahın şakası olmaz gibi dünyada eşi benzeri olmayan atasözlerimiz vardır ki, tüm atasözleri yoğun tecrübelerden doğmuştur. Bu atasözü herşeyi, tam hedefin ortasından isabetle anlatmaktadır.
Evet, silahla asla şaka yapılmaz. Boş olduğunu bilseniz dahi kesinlikle şaka yada eğlence amaçlı bir silah bir canlıya doğrultulmaz. (Şeytan doldurur!). Silahınızı can sıkıntısından kurcaladığınız anlarda dahi çevrenizde herhangi bir canlının olmadığına emin olmalısınız.
Boş bir silah dahi olsa tetik güvenli bir yöne doğrultularak düşürülmelidir.
-Yere doğru tetik düşürülmez yada ateş edilmez. (Doğrulttuğunuz yerdeki küçük bir taş parçası merminin sekmesine sebep olabilir.)
-Havaya doğru tetik düşürülmez yada ateş edilmez. (Ateş ettiğiniz yer boş bir arazi dahi olsa yaklaşık 3-4 km yukarıdan yere doğru düşen bir mermi çekirdeği saniyede 100 metre gibi bir hızla düşer, bir insanın kafasına isabet ettiğinde öldürmese bile ciddi bir yaralanmaya sebep olabilir.)
-Arkasını göremediğiniz orman, çalılık, çit yada merminin delip geçebileceği engellere doğru tetik düşürülmez yada ateş edilmez. (Unutmayın bu dünyada, yalnızca siz yaşamıyorsunuz.)
-Eee! peki neresi kaldı? Nerede tetik düşüreceğiz yada ateş edeceğiz diye sorduysanız. Poligonlar bu amaca hizmet etmektedir. Bulunduğunuz yerde bir poligon yoksa yada ulaşımı zor ise, ve illaki boşa ateş etmenizi hiç bir güç engelleyemeyecekse, yukarıda sayılan maddelere dikkat edip, sorumluluğu kendi üzerinize alarak, bir dağ başında bu eyleminizi yapabilirsiniz.
Bir silah taşımak ve kullanmak ağır sorumluluk gerektirir, yapacağınız küçük bir hatanın dahi, asla geri dönüşü olmayacaktır. Eğer ailevi bir probleminiz varsa yada işinizde, yaşadığınız çevrede psikolojik olarak birtakım baskı yada sorunlar yaşıyorsanız, en önemlisi yaşantınız bu tür durumlara yol açabilecek olaylar silsilesi içerisine girmeye başlamışsa, silahınızı asla elinizin altında bir yerlerde bulundurmayın.
Yangında ilk kurtarılacak evrak dolapları örneğinde olduğu gibi, bu tür bir ihtimalde yada durumda öncelikle silahınızdan uzaklaşmalısınız. Bu davranışı, bilinciniz ve akıl sağlığınız yerindeyken yaparsanız, bunun tersi duruma geçiş yaptığınızda, bu davranışınız sizi, yüksek ihtimalli bir felaketten kurtaracaktır.
Silahla isteyerek yada istemeyerek suç işlemiş mahkumların tamamına yakınının, daha ilk günlerinde kendileri ile yaptıkları ilk muhakeme ve pişmanlığı bu konu üzerinedir.
Unutmayın ki kendi dünyanızdaki tüm problemlerinizi, onlardan uzaklaşarak yada akılcı yaklaşarak çözmeniz mümkün olabilir.
Silah taşımak korkak ve pısırık olmayı gerektirir. Silah taşırken diğer insanlardan bir kaç kat daha korkak ve pısırık olmalısınız.
Silahınıza güvenerek normal hayatın dışında gelişen kötü durumlara karşı normalden fazla ses çıkarmamalısınız. Karşınızdaki kişide de bir silah olma ihtimali her zaman vardır. O halde yapmanız gereken, tartıştığınız kişide silah varmış ama sizde yokmuş gibi düşünerek oradan en kısa zamanda uzaklaşmanızdır.
Aksi halde silahlar ortaya çıktığında, insanlar susacak silahlar konuşmaya başlayacaktır. Ancak spor ve eğitim haricinde konuşan silahlar, insanlara, yalnızca acı ve zarar verir.
Bu kadar ayrıntılı olarak anlatılan bu olgunun neticesinde, silahların tehlikeli olduğu gerçeğine sık sık vurgu yapılsa da, dünyadaki kaynakların azalması, yeryüzü nüfusunun çoğalması, kaynak kullanımının dengesizliği, insanların hırsı gibi bir çok nedenden dolayı tüm dünyanın hızla silahlanmakta olduğu gerçeği gün gibi ortadadır.
Gerçekten silahların olmadığı bir dünya harika olurdu. Ancak insanoğlunun varoluşundan beri ortaya çıkan kanıtlar ve bilinen tarihin her anında silahlar her zaman baş köşede durmaktadır ve duracaktır da. Bu yüzden hayal dünyasından kopup gerçekleri görmek gerekir. Size heran bir tehdit oluşturacak komşunuz, silahlar üzerine fantaziler yaparken sizin, silahsız bir dünya isterük diye haykırarak, Köroğlu'nun tüfenk icad oldu mertlik bozuldu türküsü eşliğinde, dünyadaki global silahlanmayı, bir kör oğlu kör gibi görmemezlikten gelmeniz mümkün değildir.
Bu sebepten dolayı bir önceki yazı dizisinde bahsedildiği gibi neden bir silah edinmeliyim gibi bir sorunun cevabına da net bir şekilde ulaşmış olursunuz.
Silah kültürü yazı dizilerinin ağırlıklı olarak tabancalar üzerine kurulu olduğunu farketmişsinizdir. Ancak bu kültür içerisine bireysel olarak kullanılabilen tüfekler de girmektedir. Tüfeklerin genel olarak av ve atıcılık faaliyetlerinde kullanılması gerektiği için, onlardan pek fazla bahsedilmemektir. Tüfek kullanımı, atıcılık ve avcılık gibi daha ayrıntılı ve farklı kolda bir silah kültürüdür. Bu yazı dizilerinde, silahların bireysel kullanımı hakkındaki konulardan bahsedilmektedir. Ancak biz silah derken, amacı dışında kullanılan tüfekleri de bu işin içine dahil edebilirsiniz.
İlk kez bir silah sahibi olduysanız ve ilk kez atış yapacaksanız, yapmanız gereken ilk şey, bir poligona giderek silahınızı orada denemektir. Silahın kutusunu ilk siz açmış olsanız dahi bu işlemi mutlaka yapmalısınız. Çünkü sıfır bir silah olsa dahi fabrikadan hatalı ve ayarsız çıkmış olabilir. Poligondaki atış eğitmenleri yada gözetmenler %99 oranında bu işin uzmanı kişilerdir. Silahınızla ilk atışı yapmalarını onlardan rica edebilirsiniz. Bunu, sizin için memnuniyetle yapacaklardır. Silahınızla atış yapan bir uzman, silahınızdaki hata ve ayarsızlıkları hemen tespit edip, eğer imkan dahilindeyse bu sorunu oracıkta çözecektir yada sizi doğru çözüme yönlendirecektir.
Eğitim.. eğitim.. eğitim..
Aynı şekilde doğru bir silah eğitimini de poligonlarda alabilirsiniz. Silah kullanırken ve atış yaparken, duruş, nefes, tetiği çekmek gibi birden fazla faktörü doğru uygulamalısınız. Başarıya giden yol, disipline ve doğruluğu kabul edilmiş kurallara uymaktır.
Eğer size öğretileceği gibi kurallar ve etikler dışına çıkmadan sistemli bir şekilde antrenman yaparsanız, en sıkıntılı ve panik anlarınızda dahi doğru komutları, beyniniz vücudunuza otomatik olarak anında verecektir. Özel eğitimli güvenlik güçlerinin her ortamda ve her şartta yüksek başarı sağlamalarının ve hayatta kalmalarının sebebi, kuralların doğruluğuna kesinlikle itaat etmeleri, sürekli aynı disipline uyarak, periyodik olarak çalışmalarıdır.
Eğer çok başarılı bir kaç atış antrenmanından sonra bunun size yeterli olduğunu ve gelecekte de bunun böyle devam edeceğini düşünürseniz, büyük bir yanılgı içine düşersiniz. Hayat, vücudunuzda, görüş kabiliyetinizde, reflekslerinizde zamanla olumsuza doğru değişiklik yapmayı hiç ihmal etmeyecektir. Siz de değişen şartlara göre kendinizi sürekli hazır halde tutmayı ihmal etmemelisiniz.
Halk arasında belden çıkan tabanca geri girmez gibi saçma bir deyiş bulunmaktadır. Bu cümle, çekilmiş bir silahla her koşulda düşüncesizce ateş edilmesini salık vermektedir. Karşınızdaki kişi silahsız olsa dahi, -eğer seni tabanca çekecek duruma kadar getirdiyse illaki çekip vurmalı namusunu ve şerefini temizlemelisin- gibi bir anlam taşımaktadır. Çekilen bir tabanca, can güvenliği dışındaki her türlü durumda elbette yerine girebilir. Bunu yaptığınız için sizi, cahil yada dost görünen, dostunuz olmayan kişiler kınayabilir. Bu durum gelecekte sevdiklerinizin yada sizin saadetinizden çok daha değerli olamayacağı için çok da önemli değildir.
Alkol ile silah bir aradayken ölümcül bir tehlike teşkil etmektedir. Mümkünse bu ikiliyi hiç bir zaman bir araya getirmeyin.
Silahınızı başka birine verirken asla dolu olarak vermeyin, güvenli bir noktaya doğrultarak önce şarjörü çıkartın, daha sonra sürgüyü en az iki kez çekip bırakarak varsa namlu yatağındaki fişeği dışarı atın, namlu yatağını gözle tekrar kontrol ederek, varsa horozu yavaşça parmağınız idaresinde kontrollü bir şekilde indirin, silahınızın kabzası vereceğiniz kişiye doğru dönük şekilde verin.
Eğitim, poligon atışı yaptığınız esnada, atış aralarında atış parmağınızı tetik korkuluğu üzerinde tutun. Silahınız kurulu ve elinizdeyken, mermi yatağında mermi varken, kesinlikle başka bir şeyle meşgul olmayın. Silahın bir anlık dalgınlık sonucu yere düşmesi yada dalgınlıkla biranlık tetiğe dokunmanız patlamasına sebep olacaktır.
Silahınızda menşei belirsiz, doldurma fişekler kullanmayın. Silahınız ateş almadığında, müdahale yapmadan önce 10 saniye kadar pozisyonunuzu bozmadan bekleyin.
Silah ile ateş ederken, her tetik düşürmeniz öncesinde çevrenizi sürekli kontrol etmelisiniz. Tüm konsantrasyonunuzla yaptığınız atışa odaklanmalısınız.
Sevincinizi yada coşkunuzu ateş ederek ifade etmemelisiniz. Biranlık sevinciniz sizin ve başkalarının ömür boyu çekeceği bir hüzne dönüşebilir.
Silahınızı mecburiyet olmadıkça boş ve fişekleri ayrı yerde muhafaza etmelisiniz.
Silahınızı her atıştan sonra yada belli periyotlarda temizlemeli ve yağlamalısınız. Silahınızı yağladıktan sonra ulaşabildiğiniz fazlalık yağ kalıntılarını güzelce temizlemelisiniz. Eğer silahınızın hareketli kısımları, uzun süre bol yağlı şekilde kalırsa, havada uçuşan küçük toz parçalarını mıknatıs gibi çekerek biriktirir.
Namlu içerisinini temizlerken çok mecbur kalmadığınız sürece metal fırçalar kullanmayın.
Silahınızı asla başka birine vermeyin. Mecburiyet durumunda çok güvendiğiniz biri dahi olsa silahınızı mümkünse bir kasa içerisinde kilitli olarak emanet edin ve anahtarı yanınıza alın.
Başka birinin silahını elinize almayın. Alsanız da silahı parmaklarınızla tuttuğunuz yerleri silerek geri verin.
Silahınızla ateş ederken ne çok sıkı nede çok gevşek olacak şekilde kavramayın. Silahı sıkı olarak kavramanız kollarınızın çok kısa sürede yorulmasına sebep olarak atış isabetinizi bozar. Çok gevşek tutarsanız silahınız tetiği çektiğiniz anda kuş gibi elinizden kaçar. Eğitimlerde kavramayı anlamanız için sanki elinde bir güvercin varmış gibi tut derler. Ancak bu tam olarak doğru değildir. Bahsedilen güvercin tutuş şiddetinden biraz daha fazla baskı uygulayarak silahı kavramalısınız. Aksi durumda silahınız her seferinde avuç içinizde pozisyonunu değiştirir.
Son olarak boş bir silahın dolu bir silahtan daha tehlikeli olduğu istatistiğini verelim. Silahla oluşan kazaların neredeyse tümü, silahın boş olduğunun düşünüldüğü anlarda yapılan kazalardır.